Prostat Kanseri

Güncellenme tarihi: 5.11.2015

Doç Dr Alparslan Özgün

PROSTAT KANSERİ

Epidemiyoloji: Prostat kanseri, erkeklerde en sık görülen kanser olup, yine erkeklerde akciğer kanserinden sonra en sık ölüme neden olan kanserdir. Son yıllarda insidansı artarken, ölüm oranı azalmaktadır. Bunun nedeni de, erken tanı olanaklarının artması ve bunun yanında yeni bulunan tedavi ajanları ile sağkalımın uzamasıdır.

Türkiyede ise insidansı 100,000de 39dur (2012 verisi). 67-72 yaş arası pik yapar. Ortalama yaşam 10 yıldan uzundur. En sık ölüm nedeni kardiyovasküler hastalıktır ve hemen tamamı androjen reseptörü (AR) eksprese eder.

Riskler: En önemlisi yaştır ve >50 yaş grubunda risk artar. Siyah ırkta daha sık görülür. Ailede <50 yaş baba/kardeş prost ca öyküsü varsa 7 kat, >70 yaş üstü benzer öykü varsa risk 4 kat artmaktadır. Hayvansal yağlar, kırmızı et riski artırırken, brokoli, karnabahar turpgil kullanımında risk azaldığına dair veriler mevcuttur. Likopen tüketimi olumlu görünmekle beraber ilaç formunda farmakolojik dozlarda kullanımı önerilmez. Soya tüketimi riski azaltabilir. Folik asit suplementasyonunun fazla çinko tüketiminin prostat kanseri açısından olumsuz etkisi bildirilmiştir. Serum androjenleri ve östrojenleri ile ilişkisi bulunamamıştır. Hiopogonadizm tedavisinin olumsuz etkisi olmadığı bildirilmektedir. BMI, fizik aktivite, bel çevresi ve prostat ca arasında belirgin ilişki bulunamamıştır.

Kemoprevansiyon çalışmaları: 5alfa redüktaz inhibitörleri denenmiştir.

The prostate cancer prevantion trial (PCPT): finasterid (5-alfa redüktaz inh) >55 yaş asemp kişilerde finasterid 5 mg & plasebo 7 yıl süreyle izlenmiş. Prostat kanseri riski %24.8 azalmış ancak tedavi alan grupta yüksek gradlı tümör sıklığı daha yüksek bulunmuştur.

REDUCE çalışması : yüksek riskli erkeklerde (<60 yaşta 2.5-10 >60 yaşta 3-10 PSA değerleri olan) dutasterid & plasebo 4 yıl kıyaslanmış ve 6. yılda da prostat bx yapılmış. Bu çalışmada da benzer şekilde %23 prostat ca risk azalması sağlanmıştır. FDA bu çalışmaların yüksek gradlı tümör artışı sonucunu da değerlendirdiğinde profilaksi olarak kullanımını uygun görmemiştir.

SELECT çalışması: 35 bin erkek (siyahlar >50 beyazlar >55 yaş, PSA<4 ve tuşe normal) Selenyum ve Vitamin E 400IU (kombine veya tekli olarak kullanılmak üzere) ile yaklaşık 5 yıl izlenmiştir. Vit E alan grupta prostat ca %17 artarken, kombine kolda prostat ca da artış görülmemiştir. Sonuçta korumada etkisiz olduğu bildirilmiştir.

Genetik faktörler : Telomer kısalması, inflamasyon viral enfeksiyon (viral geni yok eden bi protein var ve yeterli olmazsa viral gen kanserogenezi başlatabilir) ve epigenetik değişikler karsinogenezde rol alabilir.

8p21 geni önemlidir, prostat epitelyum farklılaşması ve kök hücre işlevinde anahtar rol oynar.PTEN kaybı, HER2 +liği ise kötü prognozla ilişkilidir.

Ailesel: HPC1, ve C2, BRCA1-2, PTEN kaybı olan genetik

Patogenez: TMPRSS2-ERG füzyonu %50-60 prostat ca da mevcut. Erg geni bu sayede androjenle uyarılıp büyümeyi sürekli uyarabiliyor. Çünkü TMPRSS2 androjen bağlayan parçası var. Bu füzyon geni parafin bloklarda çalışılabiliyor.

Patoloji: %70 multifokal ve periferik zonları tutma eğiliminde; bu nedenle TUR-P yetersiz kalır. Gleason Sistemi: kanserin büyüme paterni ve glandüler yapı paternini değerlendirir. İlk rakam en sık görülen paternin gradını temsil eder, 2. rakam en sık ikinci paternin gradıdır. Gleason skor 7 ve üstü kötü prognozludur.

PSA: tümör hacmi ile ilişkili bir markırdır. Prostat biyopsi endikasyonu için alt sınır 4 ng/dldir.

Prognostik faktörler : grad, seminal vezikül inv, kapsül inv, yüksek PSA.

Evrelemede evre IV tanımının T4 tm (mesaneye pelvik duvara, rektuma external sfinktere invaze tm) N1 hastalık ve uzak metastazlı hasta gruplarını içerdiği unutulmamalıdır.

LOKAL EVREDE TEDAVİ SEÇENEKLERİ:

Erken evrede tedavi: prostata sınırlı hastalık radikal cerrahiyle veya RT ile veya bazı düşük riskli vakalar aktif izleme yönlendirilir. Orta-yüksek riskte kombine modalite ile tedavi edilmelidir. Radikal prostatektomi sonrası impotans %25-89, inkontinens %2-47dir.

Radikal prostatektomi (RP) RTye göre daha kötü üriner fonksiyon, daha iyi barsak fonksiyonu ve benzer sexüel disfonksiyon oranlarına sahiptir.

Tablo 1: Prostat kanserinde risk skoruna göre tedavi seçenekleri

Risk

düşük

orta

yüksek

Evre

T1c, T2a

T2b

T2c

PSA

<10

10-20

>20

Gleason

6 ve altı

7

8 ve üstü

Şart

ve

veya

veya

tedavi1

cerrahi

cerrahi

RT +ADT (2-3 yıl)

tedavi2

RT

RT ± kısa dönem ADT(4-6HF)

----

Seçilmiş hastada

Aktif izlem

Aktif izlem

cerrahi

Risk skalasına göre düşük riskli hasta cer/RT/seçilmiş hastada aktif izlem (<65 yaş) ,

Orta riskli hastada cerrahi/rt / seçilmiş hastada aktif izlem,

Yüksek riskli hastada RT+ADT (2-3 yıl)/seçilmiş hastada aktif izlem seçenekler arasında yer alır. Yüksek riskli hastaya RTye ADT eklemek rekürens ve sağkalım verilerini iyileştirebilir. RTden 2 ay önce ADT başlanması (tm çapını azaltacağı için) tercih edilir. ADT süresi 2-3 yıl önerilir.

Radikal Prostatektomi öncesi neoadj-ADTnin rolü yok.

Aktif izlem : amaç kürdür, kontrollerde bx tekrarı da yapılır, grad yüksekliği, + bx oranı artarsa drfinitif cerrahi/RT uygulanır.

Watch-full waiting: amaç palyasyondur ve semptomatik progresyonda ADT verilir.

Adj RT endikasyonları: cerrahi sınır pozitifliği, seminal vezikül tutulumu, extrakapsüler yayılım varlığında düşünülmelidir.

Salvage RT: RP sonrası PSA artışı (yavaş artış) olan organ sınırlı relapslarda seçilmiş vakalarda düşünülmelidir.

PSA relapsı tanımı: RP sonrası saptanabilir PSA oluşu; RT sonrası elde edilen en düşük değerden+2 ng ve üstü PSA değerleri relaps olarak adlandırılır.

Lokal tedavi sonrası PSA relapsında tedavi: (met yok) salvage RT/salvage cer/ADT/PSA izlemi seçenekler arasındadır.

PSA izlemi yapılacak 2-3 ayda bir bakılır ve hastanın PSA ikilenme hızı 3-6 aya düşene kadar yapılabilir. Sonrasında ADT düşünmek gerekir.

ADTyi baştan mı verelim yoksa böyle ikilenme zamanı hızlanınca mı verelim? sorusunu cevaplayan çalışma yoktur. ADT sürekli veya intermittan kullanımı eş etkinliktedir.

ADT vermek sağkalımı etkiliyor mi? bu sorunun cevabı için yeterli veri yoktur. Tedavi sonrası biyokimyasal relapsta klinik metastaza kadar geçen süre yaklaşık 8 yıldır.

İskandinav çalışmasında <65 yaşta rad prostatektominin yakın izleme nazaran hafif bir sağkalım avantajı sağladığı görülmüştür. Yine lokal hastalıkta rt/cerrahiye ADT eklemenin sağkalım farkı sağlamadığı bulunmuştur.

İLERİ EVREDE TEDAVİ:

Cerrahi olarak TURP rahatlatıcı/palyatif amaçlı kullanılabilir. Tek başına orşiektomi de etkilidir. RT ise, pelvik ağrı, üriner obstrüksiyon, gros hematüri, vertebral spinal kord basısı varsa endikedir.

Androjen Deprivasyon Tedavisi (ADT):

Prostat ca hücresinin en önemli büyütücü hormonu testosteron olduğu için, semptomatik ileri evre prostat canın en önemli tedavisi de hormonal tedavidir. Androjenin %90-95 kaynağı testisler ve %5-10u ise sürrenal kaynaklıdır. ADT prostat hücresinde apoptoza yol açar. ADT ile cevap süresi 12-18 aydır ve %20 hastada tam yanıt elde edilebilir. Yanlız metastatik hastada ADT zamanlaması tartışmalıdır. Asemptomatik dönemde başlanması uzun süre kullanımı beraberinde getirir yan etki potansiyelini artırır. Bu nedenle genel görüş semptomatik hastalara vermek yönündedir.

ADT, orşektomi, GNRH analogları ve anti-androjenlerden oluşur. LHRH analoğu (leuprolid asetat 22.5mg (Lucrin)-goserelin (zoladex 10.8mg) orşektomi kadar etkili ve reversibl. 3 ayda bir uygulanır. Başta gonadotropin artışı nedeniyle (yaklaşık 14 gün) flare fenomeni izlenebilir. Bu nedenle Androjen reseptör inhibitörleri 1-2 hf önce başlanıp sonra GNRH analogu eklenmeli. GNRH antagonistleri (degarelix) ise hızla testosteronu düşürdüğü için flare etkisi yapmazlar. Cerrahi/medikal kastrasyon yapılan hastalara antiandrojen eklemek %40 hastada semptomatik yanıt veya PSA düşüşü sağlayabilir ancak katkı sınırlıdır. Bu aşamadan sonraki PSA nükslerinde (hala met yoksa) farklı antiandrojenler vermek ya da ketokonazol eklemek faydalı olabilir. Ketokonazol kulanımında fizyolojik hidrokortizonun eklenmesi gerekir.

İleri evrede cevap değerlendirme: PSA artışı tedavi değişikliği için tek kriter olmamalıdır. Klasik olarak >%50 PSA düşüşü yanıt olarak değerlendirilir ancak her düşüş değerlendirilmelidir. Kemik metastatik hastalarda iki ve daha fazla yeni kemik lezyonunda progresyon lehine değerlendirilmeli, <2cm lenf nodu değişiklikleri şüpheyle karşılanmalıdır. Flare fenomeni sırasında PSAda hafif artış ve klinik şikayetlerde alevlenme olabileceği ve bu sırada çekilen sintigrafilerde yalancı yeni lezyonların olabileceği unutulmamalı ve gerekli görülürse sintigrafi 6 hafta sonra tekrarlanmalıdır.

Kastrasyon dirençli prostat kanseri (KDPK): ADTne ve kastrasyon düzeyinde (<20 ng) testosterona rağmen 3 ardışık PSA düzeyinde artış saptanması veya yeni metastaz saptanmasıdır. Bu evrede de testosteron baskılayıcı tedavinin sürekli verilmesi standarttır. Çünkü kastrasyon dirençli aşamada da tümör androjene hassastır.

Kastrasyona direnç mekanizmaları : AR expresyonunda artış (%80 AR kopya sayısı artmış), tümörde androjen üretimi, AR varyantları (AR-V7), hücre içi sinyal yolakları arasında çapraz etkileşim (cross-talk, PI3K-AKT-Mek-mTOR yolakları arasında)

Anti androjen kesilme tedavisi: Kombine androjen blokajı alırken progresyon gelişirse anti-androjen tedaviyi kesmek %20 hastada 4-6 hafta sonra başlayan ve 3-5 ay süren PSA yanıtı sağlayabilir.

  1. KEMOTERAPİ

Dosetaxel:

SWOG 9916 çalışması : 770 hastada dosetaxel-estramustin & mitoksantron-prednol kıyaslanmış ve OS katkısı gösterilmiştir.

TAX-327 çalışması : 1006 hasta, dosetaxel (hf/3hf)-prednol & mitoksantron-prednol kıyaslamasında dosetaxel kolunda OS (19.2 aya 16.3 ay ) üstün bulunmuştur. Dosetaxelin 3 haftalık uygulaması haftalıktan daha üstün bulunmuştur.

CHAARTED çalışması : Androjene duyarlı metastatik hastada erken kemoterapi vermenin etkinliğini araştıran bir çalışmadır. ADT & ADT+dosetaxel (max 6 kür) kıyaslanmıştır. OS, 57.6 aya 44 ay kemoterapi kolu lehindeir. Yüksek volümlü hastalığı olan hastalarda OS katkısı daha belirgindir (32.2 & 49.2 ay). NCCN yüksek volumlü hastalıkta hormonal tedaviye KT eklenebilir diye önermektedir.

Kabazitaxel:

Cabazitaxel, bir semisentetik taksan derivesidir. Mikrotübül inhibisyonu yaparak etkisini gösterir. TROPIC çalışmasında etkinliği gösterilmiştir. 2010 yılında FDA onayı almıştır. Daha önce Dosetaxel tedavisi almış, ancak buna rağmen progrese olmuş Met-KDPK hastalarında prednisone ile kombine olarak kullanılmaktadır. Üç haftada bir 25 mg/m2 İV infüzyon ile verilmektedir. En önemli yan etkileri myelosüpresyon, hipersensitivite reaksiyonu ve hepatotoksisitedir.

TROPIC çalışması: 755 hasta dosetaxel sonrası Kabazitaxel (25mg/m2/3hf)-prednol & mitoksantron-prednol kollarına ayrılmış. Deneysel kolda 2.4 aylık sağkalım avantajı bildirildi. Ancak nötropenik ateş %7.5 ve buna bağlı ölüm %2 bulundu. Yüksek riskli hastaların (eski RT, nötropeni öyküsü vs) G-CSF ile desteklemesi önerilmekte.

Firstline dosetaxel & cabazitaxel çalışması (FIRSTANA) devam ediyor.

Dosetaxel-karboplatin: daha önce doset kullanmış hastalarda yapılan faz 2 tek kollu çalışmada OS 12.4 ay. Cevap oranı %14. Bu kombinasyon özellikle küçük hücreli alt grup için daha faydalı olabilir.

  1. ANDROJEN BİYOSENTEZ İNHİBİTÖRLERİ

Abirateron:

Androjen biysentezini testis, tümör ve adrenal bezde inhibe eder. İrreversibl CYP17 inhibtörüdür. Sürrenaldeki etkileri nedeniyle beraberinde düşük doz steroid kullanmak gerekir. 2011 yılında FDA onayı almıştır. Daha önce Docetaxel tedavisi almış, ancak buna rağmen progrese olmuş Metastatik KDPK hastalarında veya henüz kemoterapi almamış Metastatik KDPK hastalarında Prednisone ile kombine olarak kullanılmaktadır. Oral yolla her gün 1000 mg/gün dozunda verilmektedir. En önemli yan etkileri halsizlik, eklem ağrıları, ödem, hipertansiyon, hipokalemi, hiperglisemi ve hepatotoksisitedir.

COU-AA 301 çalışması: 797 hasta, dosetaxel sonrası abireteron-pred & plasebo-pred progresyona kadar (PSAda 5 ng artış/%25 artış, klinik radyolojik progresyon) kullanılmış. OS 15.8 aya 11.1 ay deneysel kol lehine bulunmuş. Fayda, ECOG 0-1 hasta alt grubunda belirgin bulunmuş. Ayrıca ağrı palyasyonuna yardımcı ve işlevsellik durumunu iyileştirici olduğu da bildirilmiş. Abireteronun yaştan bağımsız klinik fayda sağlamış. Hematolojik etkiler ise plasebo ile benzer bulunmuş.

COU-AA 302 çalışması: kemo-naif (dosetaxel öncesi) 1088 asemp veya minimal semptomatik hasta abireteron-pred & plasebo-pred kollarına ayrılmış. Hastalar asemptomatik veya minimal semptomatik ve ECOG 0-1. Median OS 34.7 & 30.3 aya abireteron kolu lehine sonuçlanmış.

Enzalutamid:

Enzalutamid, ARne güçlü bir afiniteyle yapışır ve h içi sinyallerin gitmesi bloke edilir. Diğer anti-androjenler gibi agonistik etkisi yoktur. AFFIRM ve PREVAIL çalışmaları ile etkinliği gösterilmiştir. 2012 yılında FDA onayı almıştır. Daha önce Dosetaxel tedavisi almış, ancak buna rağmen progrese olmuş Met-KDPK hastalarında veya henüz kemoterapi almamış Met-KDPK hastalarında tek başına kullanılmaktadır. Oral yolla her gün 160 mg/gün dozunda verilmektedir. En önemli yan etkileri yorgunluk, daire, hipertansiyon ve epileptik nöbettir.

AFFIRM çalışması : 1119 hasta dosetaxel sonrası enzalutamid 160 mg & plasebo kollarına ayrılmış. OS 18.4 aya 13.6 ay enzalutamid lehine sonuçlanmış. Yaklaşık 5 aylık bir sağkalım avantajı var ve ölüm riskini %37 azaltmış.

PRAVAIL çalışması: kemo-naif asemptomatik hastalarda enzalutamid 160 mg & plasebo kıyaslanmış. Rnzalutamid iki aylık bir sağkalım avantajına yol açmış.

Orteronel :

Androjen sentez inhibitörüdür. CYP-17A1 enzim sistemini inhibe eder. Biri Docetaxel sonrası, diğeri Docetaksel öncesi (EML-PC 4) iki faz III çalışmada etkinliği araştırılmış, ancak genel sağkalım farkı gösterilememiştir.

AR-V7 çalışması: Androjen reseptör splice variant 7 bir androjen reseptör varyantıdır ve extrasellüler ligand bağlayan kısımı yoktur, ligandsız otonom çalışabilmektedir. %19-39 hastada AR-V7 pozitiftir. Bu grup hastada enzalutamid veya abireteronla yanıt alınmamıştır.

  1. DİĞER AJANLAR

Custirsen :

Custirsen, bir antisense oligonükleotid ajandır. Clusterin mRNAsına bağlanarak Clusterin proteininin oluşumuna engel olmaktadır. Clusterin ise sitoprotektif bir protein olup, prostat kanserinde ekspresyonu artmakta ve tedaviye direncine neden olmaktadır. Custirsen, Clusterin oluşumunu inhibe ederek antitümöral etkisini göstermektedir. SYNERGY çalışmasında MET-KDPK Docetaxel + Prednison tedavisinde bir kola Custirsen, diğer kola ise plasebo eklenmiş ve bu iki kol birbiriyle karşılaştırılmıştır. Bu iki kol arasında genel sağkalım farkı gösterilememiştir. Retrospektif alt grup analizlerinde ise kötü prognozlu grupta Custirsen kolunda ölüm riskinde % 27 azalma görülmüştür.

Denosumab: RANKL inhibitörü antikordur. Pro-osteoklastın osteoklasta dönüşünü engeller. 120 mg/4hf dozunda kullanılır. Osteonekroz riski bifosfonatlarla benzerdir.

Kemik metastatik hastalarda zoledronik asit & denosumabı kıyaslayan faz III çalışmada OS ve PFS farkı saptanmamış ancak iskelet olayına kadar geçen süre denosumabda daha uzun bulunmuştur.

Başka bir faz 3 çalışmada kemik met açısından yüksek riskli ancak henüz metastazı olmayan hastalara denosumab vermenin kemik metastazını geciktirdiği tespit edilmiş.

Radium-223 :

Radium-223 Diklorid, alfa partikül yayan bir radyoaktif ajandır. Kemik metastazlı prostat kanseri hastalarında kemik ağrılarının palyasyonunda kullanılan bir ajandır. Kemik metastazı olan ancak viseral metastazı olmayan, semptomatik MET-KDPK hastalarının tedavisinde kullanılmaktadır. ALSYMPCA çalışması ile etkinliği gösterilmiştir. Radium-223ün, beta partikül yayan Samarium-153, Strontium-89 gibi ajanlardan farklı olarak, sadece ağrı palyasyonu yapmadığı, sağkalımı da uzattığı gösterilmiştir. 2013 yılında FDA onayı almıştır. Dört haftada bir 50 kBq/kg, 6 kür şeklinde uygulanmaktadır. En önemli yan etkileri myelosüpresyon, bulantı, kusma ve diaredir.

PROSTAT KANSERİNDE İMMÜNOTERAPİLER

1. Aşı Tedavileri

Spileucel-T :

Spileucel-T, metastatik prostat kanseri tedavisinde kullanılan bir terapötik kanser aşısıdır. Bir otolog dendritik hücre aşısıdır. Hücresel immünite aracılığı ile etkisini göstermektedir. IMPACT çalışması ile etkinliği gösterilmiştir. 2010 yılında FDA onayı almıştır. Asemptomatik veya minimal semptomatik Met-KDPK hastalarında kullanılmaktadır. İki hafta ara ile toplam 3 kür verilmektedir.

Aşı tekniği şu şekildedir: Aşı, her hastaya göre ayrı bir şekilde yapılmaktadır. Hastanın antijen sunan hücreleri lökoferez ile hastadan alınır. Daha sonra, prostat asit fosfataz ve GM-CSF kompleksi ile bu hücreler aktive edilir. Aktive edilen Dendritik hücreler İV infüzyon ile tekrar hastaya verilir. En sık görülen yan etkisi infüzyon reaksiyonudur.

IMPACT çalışması: 512 asemptomatik ve minimal semptomatik met prostat ca tanılı hasta Spileucel-T & plasebo kollarına ayrılmış. OS 21.7 aya 25.8 ay aşı kolu lehine bulunmuş.

Sipuleucel-T (Provenge) ve indoximod(IDOinhibitörü) kombinasyonunu metastatik refrakter prostat kanserinde araştıran faz II çalışma devam etmektedir (NCT01560923).

Prostvac :

Prostvac (rilimogene galvacirepvac), bir terapötik kanser aşısıdır. Bir Fowlpox virüs aşısıdır. Burada Fowlpx virüsü antijen taşıyıcı bir vektör olarak kullanılmaktadır. Bu aşının faz II çalışmasında aşı + GM-CSF ile placebo + GM-CSF karşılaştırılmıştır. Aşı kolunda genel sağkalım farkı vardır. Faz III çalışmada 1200 hasta alınmıştır ve halen devam etmektedir.

2. İmmün Kontrol Noktası İnhibitörleri:

İpilimumab :

İpilimumab, bir Sitotoksik T Lenfosit Antijen-4 (CTLA-4) monoklonal antikorudur. CTLA-4, sitotoksik T lenfositlerin yüzeyinde bulunan ve uyarılması halinde T lenfosit aktivasyonunu inhibe eden bir antijendir. İpilimumab bu antijene bağlanıp bu antijeni bloke ederek T lenfosit aktivasyonunun sağlamaktadır. CA 184-043 çalışmasında daha önce Docetaxel tedavisi almış, ancak buna rağmen progrese olmuş asemptomatik veya minimal semptomatik Met-KDPK hastalarında radyoterapi sonrası plasebo ile karşılaştırılmıştır. Bu çalışma sonucunda genel sağkalım yönünden bir fark bulunamamıştır. Ancak progresyonsuz sağkalımda İpiimumab kolunda anlamlı uzama görülmüştür (4 ay vs 3,1 ay. P<0,0001). Alt grup analizlerinde viseral metastazı olan hastalarda İpilimumab kolunda genel sağkalımda anlamlı uzama olduğu gösterilmiştir. Ayrıca, iyi prognozlu hastalarda İpilimumab kolunda genel sağkalımda anlamlı uzama olduğu gösterilmiştir. Ayrıca, CA 184-095 çalışmasında, daha önce kemoterapi almamış asemptomatik veya minimal semptomatik MKDPK hastalarında İpilimumab plasebo ile karşılaştırılmıştır. Bu çalışma halen devam etmektedir.

Pembrolizumab ın (enzalutamid sonrası basamakta) ve atezolizumabın faz II çalışmaları sürmektedir.

3. Oncolytic Virus Tedavisi:

Bazı onkolitik viruslar modifiye edildiklerinde tümör hücrelerinde destrüksiyona yol açarak kanser tedavisinde kullanılabilirler. ProstAtak etkisizleştirilmiş virusun vektör aracılığıyla tümör hücresine verilmesini hefeleyen beraberinde oral anti-herpes ilaç (valacyclovir) kullanımı ile uyuglanan bir tedavidir. ProsAtak faz III bir çalışmayla lokalize prostat kanserinin tedavisinde tadyoterapiyle beraber değerlendirilmektedir (NCT01436968).

4. Adaptif T hücre Tedavileri:

T hücrelerin hastadan alınarak laboratuvar ortamında modifiye edilip aktivitesinin artırılarak kişiye tekrar uygulanması ile immün sistemin tümöre karşı aktive olması hedeflenmiştir.

Kanser spesifik antijenlere karşı geliştirilmiş T hücre tedavisi NY-ESO-1 kemoterapi sonrası uygulanır ve faz II çalışması sürmektedir (NCT01967823). Yine aynı ajanın dendritik hücre bazlı aşılarla kombinasyonunu araştıran faz II çalışma da devam etmektedir (NCT01697527).

KAYNAKLAR :

1. De Bono et al. Prednisone plus cabazitaxel or mitoxantrone for metastatic castration-resistant prostate cancer progressing after docetaxel treatment: a randomised open-label trial (TROPIC trial). Lancet 2010;376:1147-54.

2. De Bono et al. Abiraterone and increased survival in metastatic prostate cancer (COU-AA-301 trial). N Engl J Med 2011;364:1995-2005.

3. Ryan et al. Abiraterone in metastatic prostate cancer without previous chemotherapy (COU-AA-302 trial). N Engl J Med 2013;368:138-48.

4. Scher et al. Increased Survival with Enzalutamide in Prostate Cancer after Chemotherapy (AFFIRM trial). N Engl J Med 2012;367:1187-97.

5. Beer et al. Enzalutamide in Metastatic Prostate Cancer before Chemotherapy (PREVAIL trial). N Engl J Med 2014;371:424-33.

6. Kantoff et al. Sipuleucel-T immunotherapy for castration-resistant prostate cancer (IMPACT trial). N Engl J Med 2010;363:411-22.

7. Parker et al. Alpha Emitter Radium-223 and Survival in Metastatic Prostate Cancer. N Eng J Med 2013;369:213-23.

8. Kwon ED, et al. Ipilimumab versu placebo after radiotherapy in Docetaxel-refractory metastatic castration resistant prostate cancer (CA 184-043). Lancet Oncol. 2014;15:700-712.

9. Chi KN, et al. SYNERGY trail. ASCO 2015. Abstract 5009. Reprinted with permission.

10. Türkiye Kanser İstatistikleri. TC Sağlık Bakanlığı, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu. Ankara, 2015.

11. cancerresearch.org Immunotherapy.