Terminoloji

Doç. Dr. Nalan Akgül BABACAN

Son güncellenme tarihi: 22.12.2015

TERMİNOLOJİ

Antijen: İmmün sistemin tanıdığı (genelde protein veya polisakkarid yapıda olan) her türlü moleküldür. İmmün yanıta neden olabilir veya olmayabilir.

Antijen sunan hücreler: Esas olarak doku makrofajları ve dendritik hücrelerden oluşan yabancı antijeni/hücreyi tanıyıp antijenik yapıyı fagosite ederek işleyen ve MHC reseptörlerine bağlayarak yüzeylerinde T hücrelerine sunan ve kazanılmış bağışıklığı harekete geçiren özelleşmiş hücrelerdir.

Antijen sunumu: Antijen sunan hücrelerin yabancı proteini alıp işleyerek ve MHC proteinlerine bağlayarak hücre yüzeyine taşımaları ve T hücrelerine bu antijenik yapıyı tanıtmaları.

Çapraz sunum: ASH’ların hem kendi karşılaştıkları antijenleri hem da enfekte (antijenle karşılaşıp yanıt veren) hücreleri yutarak işledikleri antijenleri T hücrelerine sunabilme kabiliyetlerine denir.

Dendritik hücre: Adını saçaksı onlarca çıkıntısından alan bu hücreler en önemli antijen sunan hücrelerdir. Lenfoid myeloid veya farklı bir kök hücreden gelişebilir. Myeloid (klasik tip), plazmositioid ve epidermal (langerhans h) tipte olabilir. İmmatür dendritik hücre ölü hücre veya mikrop gibi pek çok uyaranla olgunlaşmaya başlar. Olgunlaştığında da lenfoid organa göç ederek oradaki T lenfositlere antijen sunar.

Doğal immünite: Mikropların vücuda girişini engellemeye çalışan ve giren mikropları yok eden hali hazırda vücutta aktif bulunan immün sistem komponentidir.

Eliminasyon (bertaraf etme) fazı: İmmün şekillendirmede immün sistemin tümöre üstün geldiği faz.

Equilibrium (denge) fazı: İmmün şekillendirmede immün sistemle tümör arasında güç dengesinin olduğu faz.

Escape (kaçış) fazı: İmmün şekillendirmede immün sistemin tümöre yenildiği ve tümörün kontrolü ele aldığı faz.

IDO (indolamin 2,3 dioksijenaz): T hücre çoğalması ve farklılaşması için gerekli olan triptofanın katabolizmasını sağlayan enzimdir. Bu olay klonal T hücre büyümesini engeller ve T lenfositlerin Treg’lere dönüşmesine yol açar. Aynı zamanda IL-6 üretimine neden olur ki bu da MKBH’lerin baskılayıcı fonksiyonlarını artırır.

İmmün düzenleme (immünoediting): İmmün sistem tümörü yok etmeye çalışırken tümörün de İmmün sistemi şekillendirmesi ve karşılıklı etkileşimleri.

İmmün gözetim (immün sürveyans): İmmün sistemin tümör hücrelerini fark edip yok etmesi.

İmmünojen: Organizmada reaktif immün yanıt oluşturabilen maddelere denir.

İmmünoproteozom: İmmün sistem hücrelerinde yer alan proteolitik bir makinadır. Hücre içine aldığı yabancı proteinleri (tm antijeni, viral antijen vs.) parçalayıp klip elde eder ve MHC moleküllerine takarak antijen sunumu için hücre yüzeyine çıkarır.

İmmün-seleksiyon: İmmün seçilme. İmmün sistemin bazı tanıyıp alt edebildiği tümör hücrelerini öldürürken immün dirençli olan grupları öldürememesi.

İmmün sistem: Mükemmel şekilde işleyen, organizmanın varlığının devamını sağlamak için konağı dış (virüs, bakteri, parazit) ve iç (tümör hücresi) tehditlere karşı savunmakla görevli bir dizi hücre, sitokin ve proteinlerden oluşan organize bir sistemdir.

Kazanılmış immünite: Dokuları istila eden mikroorganizmalarla harekete geçen ve etkene özgü yanıtlar veren immün sistem komponentidir.

Kemokin: Lökositlerin kandan dokuya göçünü düzenleyen ve hareketlerini uyaran düşük molekül ağırlıklı sitokinlerdir.

Kemokin reseptörü: Lökosit göçünü uyaran sinyallerin iletilmesinde rol alan reseptörlerdir. G-protein bağlantılı 7 membran geçişli alfa-helix reseptör ailesinin üyesidir.

MHC kısıtlılığı: T hücre aktivasyonu ancak ASH’ler tarafından MHC molekülleri aracılığıyla sunulduğunda tanıyabilirler. T hücrenin bu kısıtlılığına MHC kısıtlılığı denir.

Pleotrofi: Bir sitokinin farklı hücrelerde farklı etkiler yapabilme yeteneğine denir.

T hücre bağımlılığı: B hücreleri, protein yapıdaki antijenleri tanımak için T hücrelerine bağımlıdırlar. Yani T hücre protein antijeni B hücreye sunmazsa B hücre yanıtı oluşturamazlar.

Toll-benzeri reseptör: Doğal immünitede rol alan hücre yüzey reseptörleridir. Lenfoid veya epitelyal hücreler üzerinde bulunabilirler. Evrimsel gelişimin en eski basamaklarından itibaren var olduğu tespit edilen en eski immün sistem komponentlerinden birisidir. Patojenlerin hücre duvar yapıları gibi, kesin patojenlerle ilişkilendirilmiş moleküler kalıpları (PAMP’lar) tanıyabilirler ve bunlarla reaksiyona girip intrasellüler yolakların aktivasyonu ile antimikrobiyal protein ve inflamatuar sitokin üretimine neden olur ve hücrenin fagositik kabiliyetini artırırlar. Ayrıca kazanılmış immün sistemi de aktive edebilirler.

Tümör antijeni: İmmün sistem tarafından ‘yabancı’ olarak algılanmaya yol açan, antijenik özellik gösteren tümöre özel hücre yüzey proteinleridir.